Soğuk var mıdır?
Aslında soğuk yoktur. Soğuk, sıcaklığın olmamasıdır.
Bir nesneyi; ancak enerjisi oluduğu ve bunu etrafına verdiği durumda
inceleyebiliriz. Sıcaklık, enerjisini çevreye yayan bir nesnedir.
Sıcaklık olmadan nesneler eylemsizdir ve reaksiyon göstermezler. Soğuk
sözcüğünü, sıcaklığın olmadığını anlatmak için yaratmışız.
KARANLIK : Işığın yokluğudur. Işık incelenebilir ancak karanlık incelenemez.
En azından şimdilik... Nichol prizması, ışığın içerdiği renkleri dalga
boylarına göre ayırarak bunları görmemizi sağlamaktadır. Karanlık, aydınlık
olmayan bir yeri tanımlamak için yaratılmış bir sözcüktür.
Albert AINSTEIN
Geleceği
gören harita
Coğrafya ve harita uzmanı unlu Türk denizci
Piri Reis'in 1513'te çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu'nu
gösteren harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı.
Çünkü Güney Kutbu'nun keşfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani
1818'de gerçekleşmişti. Dahası, Piri Reis'in haritası, kıtanın buz altında
kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu.
Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl
önce erimişti.
2
bin yıllık pil
Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından
1938'de Irak’ın başkenti Bağdat’ın yakınlarında bulunan 2 bin yıllık
pil, bilimcileri şaşkına düşürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak
bir kabin içine monte edilmiş bir bakir silindir, onun etrafındaki demir
çubuk ve testinin ağzını kapatan asfalttan oluşan bu nesneyi "dünyanın
en eski pili" olarak tanımladı. Pilin 2 volt enerji ürettiği saptanırken,
1800'lu yıllarda modern pili icat eden Alessandro Volta adli İtalyan
kontunun da şöhretine gölge duştu.
Bir
tür bilgisayar
1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta
araştırma yapan bilim adamları ilginç bir cisme rastladı. Tahta bir
korumasının içine yerleştirilmiş bir dizi bronz dişliden oluşan bu garip
nesnenin kasası, yüzeye çıkarıldığı anda
dağıldı ve cihazın içindeki karmacık yapı ortaya cıktı. Yapılan çalışmaların
ardından, bu aygıtın Ay, Güneş ve diğer gezegenlerin konumlarını hesaplamak
ve istendiği anda bunların pozisyonlarına yönelik tahminlerde bulunmak
için
geliştirildiği anlaşıldı.
Concorde'un
atası
M.O 200'de yapıldığı sanılan bu nesne,
1898 yılında Mısır’da bir lahitte bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat
edilene kadar ne olduğu konusunda kimse bir fikir beyan edememişti.
1972'de arkeolog Halil Mesiha bunun bir model uçak olduğunu, mükemmel
bir aerodinamiğinin bulunduğunu ve kanatlarının Concorde'u andırdığını
iddia etti.
Harçsız
tas set
Peru'nun Cusco bölgesindeki bir Irka kalesinin
etrafını 360 metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin
yapımında, tanesi 300 tona varan kireçtaşı blokları kullanılmış. Ancak
hiç harç kullanılmamasına rağmen bu kayalar, arasına bıçak bile sokulamayacak
kadar mükemmel yerleştirilmiş.
1000
yılda yapılan kent
Pasifik Okyanusu'ndaki Mikronezya adası
yakınlarına kurulu antik Nan Madol kentinin inşası, M.O 200'de başladı
ve 1000 yıl surdu. 250 milyon tonluk dev bazalt bloklar kullanılarak
yapılan bu kent, 100 yapay adayı kanallarla birbirine bağlıyor. Bu kadar
bazaltın bölgeye nasıl getirildiği ise hala sır.
Gizemli
kuru kafa
Maya dönemine ait 1000 yıllık bu kristal
kuru kafa, tek bir blok kristal üzerine oyma olarak yapılmış. Nasıl
yapıldığı hala anlaşılamayan kuru kafanın altından tutulan ışık, doğrudan
göz çukurundan yansıyor. Bu teknolojinin buğun bile mümkün olmadığı
söyleniyor.
Çekicin
sırrı
Tahta sap ve demir tokmaktan oluşan bu
çekiç, 1936'da Teksas'ta 400–500 milyon yıllık bir kayanın içine gömülü
olarak bulundu. Modern bir aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine
nasıl girdiği bir yana, çekiçte kullanılan demirin günümüz demirlerinden
bile saf olması bilim adamlarını hayrete düşürdü.
Uzaylılara
iniş pisti
Peru'nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik
alan üzerine çizili motifler, M.O. 300 ile M.S. 600 arasındaki dönemi
kapsayan hayvan ve bitki şekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafından
yapıldığı düşünülen bu garip motiflerin, uzaylılar için bir iniş pisti
görevi gördüğü öne sürülüyor.
Alüminyumdan
kemer tokası
Ölen Cinli General Cou Cou'nun mezarında
1956 yılında bulunan kemerin tokası, yüzde 85 oranında alüminyumdan
yapılmış. Ama doğada sadece bilesek olarak bulunan alimunyumun diğer
maddelerden ayrıştırılarak tek bir madde olarak kullanılabilmesi ilk
kez 19. yüzyılda olası olmuştu.